Hakkımda
Perşembe, Ağustos 3rd, 2006
Eskiden ekonomi haberleri yazarken, bundan bezip bırakmış kendi halinde bir çevirmen. İki erkek çocuk annesi. Evdeki başıbozuk kitap ordusuna bir türlü hakim olamayan yorgun insan. Ağaç muhibbi. Pembe domates üreticisi. Hep deniz şehirlerinde yaşayıp da denizden ürken, toprak insanı. Yani ben…
Siyah kahve’de, derja.com’da ve İzmit Life adlı dergide rastlaşmamız mümkün bu aralar.
Sevgilerimle,
Şefika
Leave a response and help improve reader response. All your responses matter, so say whatever you want. But please refrain from spamming and shameless plugs, as well as excessive use of vulgar language.
Bayildim blog’unuza her gecen gün bir baska güzellesiyor.Cumhuriyet Bayraminiz Kutlu olsun.
Saygilarla.
Son iki üç gündür blog düzenlemesiyle uğraşıyorum. Sonucu beğendiğimize sevindim.
Selamlar
nicomedian, çok güzel olmuş.
ve hatta ben de isterim.
yani nasıl olacaksa ?
asıl soru:
bir iki blogger daha böyle ‘teknik sorun’ gerekçesiyle uzantı değiştiriyor.
bilmediğimiz bir şeyler varsa aydınlatmanız hususunu görüş ve değerlendirmelerinize sunarım.
yoksa bu yüzden mi yorumlar çıkmıyor, log on olamıyorum.
zaten bugün (29.10.2006) çok sık There were errors gibi uyarılar aldım.
yardım ?
Baver,
Blogspot sunucusundan benim bazı şikayetlerim vardı ama nazını sabırla çekmeye karar vermiştim. Yer değiştirişim ise o şikayetlerim nedeniyle değil, temizleyemediğim bir virüs saldırısı nedeniyle elzem hale geldi. Senin şikayetin -çok fazla teknik bilgim yok ama- sanırım sunucunun aşırı şişmesiyle ilgili. Ben öyle tahmin ediyorum. Hani zaman zaman resim filan da yükleyemiyoruz ya. Bakalım burada ne sorunlarla karşılaşacağım, onu da bilmiyoruz daha
) Blog sayısı arttıkça burada da benzer sorunlar çıkar herhalde. Aslında olmamasını umuyorum tabii. Ama yine de garanti olsun diye yazılarını bir yere yedeklemeni öneririm.
Nicomedian yeni yerin hayırlı olsun. Çok güzel olmuş. Aynı virüs saldırısı bana da olmuştu. “javascript” bağlantılardan olabilir dediler. Şu online izleyici sayısını gösteren bağlantı var ya onu kaldırırsan blogunu da kurtarabilirsin sanırım. Sevgiler.
Sevgili Şebnem,
Söylediğin çok akla yakın. Javascript’leri kontrol etmeyi/kaldırmayı deneyeceğim. Ayrıca aynı sorunu yaşayan başka arkadaşlar için de bu verdiğin bilgi iyi oldu. Yorumun ve bu bilgi için teşekkürler.
Selam ve sevgilerimle.
Yardima ihtiyacim var????
Umran
Ümran hanım, sorununuz yorumlarla mı ilgilidir?
umarim bugun aciklanan sinav sonuclarinda hayirli haberler vardir? merak ettim. buyuk oglunu soracaktim ??
Sevgili Baver,
Oğlum GYTE’yi (Gebze Yüksek Teknoloji) kazandı. Sonra daha uzun yazarım. Sevgilerimle.
Sevgili Şefika
1983-84 Mezunuyum.CİMAZÖ grubunun üyelerinden Cemile Aşcıyım.Mine Soy,Ayşegül, Zübeyde, Özlem ve İlkay grubumuz üyeleriydi.Arkadaşlarımla sizin aracılığınızla bağlantı kurabilirsem çok memnun olurum.Mail adresim: ascicemile@hotmail.com
Sevgilerimle
Fatih Ulubatlı Hasan İ.Ö.O
mrhaba
ben izmitten gülay yenilmez http://www.gulayyenilmez.com adresinden hakkınma bilgi alabilirisniz
hazırlamakta olduğum kocaeli ile ilgili bir kitapta blogunuzda yayınladığınız bazı yazıları isminizi belirterek kullanmak istiyorum mail adresime olumlu yada olumsuz cevabınızı atarsanız sevinirim
Şefika hanım,sitenizi heyecanla takip ediyorum.Özellikli Yakacık ile ilgili eskiyi konu eden yazı ve fotoğrafları sitenizde görmeyi çok arzu ediyorum.Sizinde bir Yakacık hayranı olduğunuzu haberlerinizi takip ettiğimde öğrendim.
Eski Yakacığın önemli özelliklerini sitenizde belirtirseniz umarım ki her yakacıklının ilgisini çekecektir.Ben Bursada oturuyorum.Sizdde Bursa ile ilgili bilgi isteğinde bulunursanız yardımcı olmaya gayret edeceğim.
Özellikle eski bir milli sporcu olduğunu sitenizden öğrendiğim Fethi Satıcı ağabeyin Yakacıkla ilgili nostajik hikayelerini,gazetecilik anılarını ve spor geçmişini detayları ile öğrenmeyi herhalde benim gibi diğer site takipçileri de arzu etmektedir diye düşünüyorum.Bu konuda yorumuma ilgi göstereceğinizi umar,selam ve saygılarımı sunarım.
Sezer Hanım (Bey?);
Hoşgeldiniz. Bursa’yı da sizden öğrensek ne güzel olur.
Fethi Bey’in gönderdiği bilgileri siteye yerleştirmeye başladım. Okuyup değerlendirirseniz sevinirim.
Selamlar.
Sevgili Hocam,ben Bursa Uludağ Üniversitesi Makine bölümü öğrencisiyim.Sanıdım beni bayan sandınız ama ben erkeğim
Kısa olarak size Bursayı özetlemek istedim.Bursamız malumunuz olduğu gibi şifalı kaplıcalarıyla,tarihi mekanlarıyla dünyaca ünlü Uludağ otelleri ve kayak merkezleriyle eşşiz bir doğa harikasıdır ve ayrıca Osmanlı Devletinin ilk başkentidir.Ayrıca dünyaca tanınan hidiv sanatının ünlüleri Hacı Ehvat(Hacivat) ve Karagöz Bursada yaşamışlardı.Bunun yanı sıra yine Dünyaya nam salan damak zevkinin simgesi konumuna gelen ünlü iskender kebabı kendine özgü yapılım şekliyle benzeri bulunmamaktadır.Ayrıca yeşil Bursamızda Emirsultan Hz.,Somuncubaba,Osmangazi ve Orhangazi Hz.,Cem Sultan Türbesi,Yıldırım Beyazıt türbesi,Ulucami ve eski Bursanın simgesi haline gelen Tophane semti.Az kalsın unutuyordum
12 yıl önce vefat eden Sanat Güneşimiz Zeki Müren Bursamızın yetiştirdiği,ölümsüzleştirdiği bir simge olarak tanınmaktadır.Bunun yanında Bursamızın şeftalisi,kestane şekeri,bıçakları ve havlularıda çok meşhurdur.Kısacası Bursa kültür yönünden çok zengindir.Gelip görmenizi tavsiye ederim.
Şefika hanım,siteniz gittikçe zenginleşiyor,güzelleşiyor.Herkesin dikkatini çeken konular var.Benimde katkılarımla sitenin dahada zenginleşeceğini,okur sayısını arttıracağını ümit etmekteyim.
Osmanlıya başketlik yapmış bir zamanların yeşil Bursasını sitemizde gördüğümde sevindiğimi belirtmek isterim.Bende Bursayı çok yakından tanıyorum.Çünkü Bursanın 44 yıllık damadıyım
Bursa ile ilgili dökümhanlar,yazılar,haberler göndereceğim.Bu paylaşım için Sezer Avar’a teşekkürler.
Sevgili Sezer;
Bir üniversitelinin kendi öz değerlerine sahip çıkmasının sık görülen birşey olmadığını biliyorum. Seni bu yüzden içtenlikle kutlarım.
Fethi Bey,
Bu güzel yazılarınızın yorum olarak kalmasını istemiyorum. Onları ayrı birer yazı başlığı haline getireceğim. Yalnız hepsini aynı anda yayımlamak istemiyorum. Birkaç gün sonra yayımlayacağım.
YAKACIK KABADAYILARI
FETHİ SATICI
Bir zamanlar Yakacık bölgesine nam salan demir yumruklu kabadayı ağabeylerimiz çok yufka yürekli,merhametli ve Beyefendi insanlardı. Sözü,sohbetleri dinlenir,sözlerine güvenilir insanlardı.Haklı olanı korur ve ona destek olurlardı.Son derece sakin tabiyetli,sevecen ve hatırnaz insanlardı bunlar. Hatırları sayılırdı,sözleri kanun gibi idi. Yakacık’ın çilesini çekmiş,ikinci dünya harbi sırasında yoksullukla mücadele etmişlerdi. Kıtlık yılları idi un,çay,şeker ve ekmek yoktu.İnsanlar kepekten yapılmış ekmekleri yemek zorundaydılar.Yakacıklılar asker tayınları ile karınlarını ancak doyurabiliyorlardı.Ne varki ağabeylerimiz binbir zorlukla temin ettikleri tayinleri kendileri yemiyor,çocuklu ailelere veriyorlardı.Bunları Rahmetli annnanemden dinlemiştim. Rahmetli dedem dondurmacı Muharem Yelkenbasan,Hasan Paşa’nın oğlu Mahmut Nedim Oyvar’ın bahçıvanı idi. Eski DDY’nın karşısında bulunan camlık içersinde Hasan Paşa’nın iki katlı,beyaz boyalı bir köşkü vardı.Bu tarihi köşk bir süre önce yanmış ve tarihe gömülmüş. O köşkün bahcesinde ki çam ağaçlarını da dedem dikmişti.Hala dururlar.Şimdi bu çamlık içersinde çok katlı bir apartman inşa edilmekte.yani Yakacık giderek betonlaşıyor. Rahmetli dedemde kasımpaşalı arap Muharremdi.Yani tulumbacı idi.Tam bir Kasımpaşa Külhanbeyimiş Rahmetli annem anlatırdı. İşte o yokluk yıllarından bolluk yıllarına geçen Yakacık’ın demir bilekli kabadayısı Bahri Kahya idi. Rahmetli Şoför Mahmut’un babası. Bahri ağabeyimiz uzun boylu,sağlam yapalı pehlivan gibi bir adamdı. Zannedersem 1955-1958 yılları arasında Yakacık-Kadiköy arasında MAN otobüsleri çalışıyordu. O devrin en konforlu kitle ulaşım araçları idi. Bu otobüsler her yarım saatte bir kalkardı ve bunların kahyalığınıda Bahri ağabeyimiz yapardı. Eski Muhtarlık binasının altında Kavas İsmail’in dükkanı vardı ve bu dükkanın kapı yanına bir zil konmuştu.Kalkış saati gelen MAN otobüslerini zil çalar ve hareket ettirirdi. Yanlış hatırlamıyorsam günlerden de pazar idi.Yakacık her zaman olduğu gibi yeni piknikçilerin hücumuna uğramıştı.Akşam üstüne yaklaşıldığında Yakacık meydana tıklım tıklım yolcu kaynıyordu.Şimdiki Yaşam Kalitesini Yükseltme alanın olduğu yer. MAN otobüsünün kalkış saatine bir kaç dakika daha vardı. Otobüsdeki iki Grup otobüsün dolduğunu ve hareket etmesi genektiğini kabaca Rahmetli Bahri ağabeyimize iletmişlerdi. Bahri ağabeyde “Arkadaşlar acele etmeyin bu otobüslerin bir tarifesi var.Biraz daha bekleyin” der demez 8-10 kişi sille tokat Kahya Bahri ağabeye saldırdılar.Eski Börekçi fırınının önüydü ve bu fırının önünde küçük bir çay bahçesi vardı. Çay bahçesinideki sandalyeleri kapan Bahri ağabeye saldırdılar.Bahri ağabeyimiz ilk şaşkınlığını atlattıktan sonra önüne geleni tek yumrukta yere yıkmaya başladı.Yumruğu yiyenin suratı perşempe pazarına dönüyordu. İşte o sırada Gruptakilerden biri elindeki sandalyeyi var gücü ile Bahri ağabeyin iki kürek arasına indirdiğinde bu sandalye Rahmetlinin sırtında paramparça oldu. Adeta meydan kavgasına dönüşen arbedeyi Yakacık’lı ağabeylerde müdahale etti ve hır çıkaran yabancılar bir araba sopa yiyerek Yakacık’tan ayrıldılar. O anım zaman zaman gözlerimin önüne gelir. Daha sonralarıda Yakacık meydanında çok sayıda kavgalar oldu.Bu kavgaların çoğu Yakacık’lı hanımlara ve kızlara laf atma,Yakacıklı gençlere sataşma gibi durumlarda kavgaya sebep olan yabancılar bir daha Yakacık’a gelmeye tövbe ederlerdi. Rahmetli şoför Mahmut, şoför Turgut, Manav Muhsin,hayatta olanlar Aşkın Tulga,Kahya Selahattin,Muhtar Çetin ve Pehlivan Yüksel Yakacık’ın efendi kabadayıları idi. Sinemacı Erdem Çelepligil ağabeyimizde hani boş deyildi.O da kabadayı bir insandı.Çok kere başıda derde girmişti.Allah kendisine sıhat ve afiyet versin. İşte Yakacık böyle bir Yakacıktı. Hiç bir yabancı Yakacık’a gelip postasını atamazdı. Kartal,Pendik,Maltepe ve Kadiköy semt kabadayıları Yakacık’ın önce dayağını,sonrada kağıt kebabını tadarlardı. Gelecek yazım. Kahya Selahattin ağabiyen Ayazma’da 10 kişi ile olan kavgası hala unutulmadı. Bu kavgaya Muhtar Çetin ağabeyimizde iştirak etti.
Ben yakacığın en ünlü kabadayısıyım.Namım BABAYORGUN dur.Adım ise Kemal.Fethi Bey in yazısını okudum ve çok beğendim.Helal olsun bu adama.
Merhaba sevgili EKL’liler!…
Ben de ‘81-82 mezunlarındanım. 6 Ed-B’nin gazeteci -şayet hala devam ediyorsa-Nalan’ı, Gülay’ı,Fulya’sı,eczacı Kezban’ı,Balerin Yeşim’i, Canan’ı, semra’sı beni hatırlayacaktır. Arkadaşlar, seneler oldu görüşmeyeli… Arada ratladıklarım oldu ama, kimse aramadı. Birbirimizi kaybettik.Ben de uzun yıllar Avrupa yakasında ikamet ettiğimden, hiç bir mezuniyet gününe katılmak kısmet olmadı.1976-82 seneleri arasında özellikle edebiyat şubelerinden pek çok kişiyi tanıyabileceğimi sanıyorum. Ben şu anda, bir taraftan Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans tezi yazmaya çalışıyor, evden de serbest tercümanlık yapıyorum.Bu arada, İngilizce öğretmenimiz Fadime Yıldız’la görüşme imkanım oldu birkaç kez.Onun dışında, adını anmaktan gurur duyduğum öğretmenlerim Sayın Türkan Aymakoğlu,Celal Özcan,İsmail Bayar,Yurdanur Gündem, Perran Egeliler,Semra Yavuz,Şenay Asma,Kezban Türkan Sayın,Matematik öğretmenimiz Servet Bey ve -özür dileyerek-adını hatırlayamadığım bütün öğretmenlerimin saygıyla ellerinden öper,bizi yetiştirdikleri için kendilerine sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Bu okul bir ekoldür, bunu unutmayalım arkadaşlar…Hala oradan aldığım disiplini, o terbiyeyi hayatıma uygulamaya, yaşatmaya devam ediyorum.
Ne mutlu bizlere!…
Demet Özkan
dmt_ozkan@hotmail.com
Canım kardeşim,Yakacık’ın ünlü kabadayısı babayorgun(Kemal)Önce şahsımla ilgili düşüncenize çok teşekkür ediyorum.Kardeşim babayorgun, sizi mutlaka tanımak,sizinle oturup konuşmayı çok arzu ediyorum. Ayrıca sizin gibi delikanlı bir kardeşimin hayat hikayesini de yazarak Yakacık sevdalılarına duyurmayı bir görev bildim.Yakacık doğumlumusunuz? Belki tanırım babanız Yakacıklı mı?Kimlerdensiniz? İnşallah en kısa süre içersinde sizinle tanışır ve dertleşiriz.Kemal bey kardeşim bizim sitemizde yazdıklarımın hiç biri hayal ürünü değildir.Hepsi yaşanmış ve gerçek hayattan alınmış oluşumlardır.Yazalarıma,anılarıma ilgi ve alaka gösterilmiyor düşüncesiyle bir süre ara vermiştim.Fakat sizi lakabınızla tanıdıktan sonra tekrar yazmaya karar verdim.Kardeşim sizinle tanışmayı çok arzu ediyorum.Lütfedip bu şerefi bana bahşederseniz sevinirim,çok mutlu olurum.Sizi nasıl bulabileceğimi,nasıl görüşebileceğimi bu sitede yazarsan,adres bildirirsen gelir sizinle görüşürüm. En derin,saygı ve sevgilerimi sunarım. Fethi SATICI Uluslararası Gazeteci-Yazar.Yakacık’ın yetiştirdiği Güreş Milli Takım namzeti(1960)
fethi bey ben 1973 yakacık dogumluyum evim mezarlıgın altında matmazelmi veya madammı oldugunu şimdi hatırlayamadıgım bi rum bayan vardı yakacıkta babamla hep tavla oynarlardı merkezdeki çaybahçesinde banada meyveli ısmarlardı ya bazen hayal meyal hatırlıyorumda herkes aile gibiydi gır gır şamata sohbetler sizinle tanışıp yakacık ve yakacıklı eski abilerle ilgili sohbet etmek isterim
Mehmet bey kadeşim sözünü ettiğiniz bayan Yakacık’ta iğneci matmazel olarak tanınırdı.Yani hastalara iğne yapardı.Sevgili kardeşim şimdi sizin evinizin bulunduğu mezarlık altında bir kulübe bile yoktu.Oraları zeytinlik,bağlık ve bostanlıktı.Yakacık’tan Kartala kadar bırakın bir evi kulübe bile yoktu.Ankara yoluda yoktu.Bu yol yanlış hatırlamıyorsan 1950 yılların ortasında açıldı.Keşke açılmasaydı.yakacık’ın üzüm bağlarının,bostanlarının ve zeytinliklerin yok oluşuna bu uğunsuz yol sebep oldu. İşte bazı Yakacık sevdalıları ara sırada olsa bu güzel sitede tanışıyoruz,dertleşerek eski günleri yad ediyoruz. eskiler olarak kaç kişi kaldık?İnşallah yaz geldiğinde sizinle tanışır ve eski Yakacık’ı çınar altında çayımızı yudumlayıp dertleşiriz.Kardeşim iyi bakın kendinize.Ayrıca (haberevreni vehaberkurtköy) haber sitelerini takip edin.O sitelerde Bölge ve genelde ürettiğim çok sayıda haberler yayınlanmakta. Yakacıklıların bilgisine.Kalın sağlıcakla.
sevgili fethi bey sizinle tanışıp sohbet etmeyi çok isterim sizinle nasıl görüşebiliriz
Merhaba. Yakacığın yerlisiyim ve orada çok güzel bir çocukluk ve genç kızlık geçirdim. Dedem İsmail Kahyanın faytonu vardı. O faytonla ayazmaya gidip gelmek büyük bir zevkti benim için. Her yaz okul tatilinde çınar altınının ordaki merkez caminde kuran öğrenirdik rahmetli Saarı hocadan. Çok dayağını yedim sarı hocanın. Birgün bana sübhaneke duasını oku dedi bende çok yaramaz bir kız çocuğuydum. Başladım okumaya sübhaneke sümbülteke anan keçi baban teke diye tabi sonra o meşhur sopasını ellerimde hissettim.Dabrukacı Necmi abi düğünümde çok dabruka çalmak istiyordu ama kısmet olmadı. Çok severdim kendisini.
YAKACIK SEVDALILARI,YAKACIKLI DOSTLAR. SİZLERİ ÇOK YAKINDAN İLGİLENDİREN BİR MÜJDE VERECEĞİM. KONU İLE İLGİLİ ÜRETTİĞİM HABERLER ETKİSİNİ GÖSTERDİ.BİLİN BAKALIM MÜJDEM NEDİR?