83 çevirmenli kitap: Yastıkname

Posted On 26 / Haziran / 2006

Filed under Edebiyat, Kadın

Comments Dropped leave a response

Peter Greenaway’in Tual Bedenler filminin ilham kaynagi bu kitap

Bin yıl önce Japon sarayında…

“Baharda, günün en güzel vakti şafaktır. Hava yavaş yavaş ağarırken, dağların siluetleri ölgün bir kızıla boyanır, üzerlerinde leylak rengi bulut huzmelerinden bir yol oluşur.
Yazın geceler güzeldir. Mehtaplı geceler değil sadece, zifiri karanlık geceler de… ateşböcekleri oraya buraya uçuşurken, hatta yağmur yağarken, o kadar güzeldir ki!”

Yeni çıktı fırından (Metis Yayınları). 10.yüzyıldan kalma, yani 1000 yıllık bir günlük bu ve Japon edebiyatının klasik yapıtlarından. Yazarı saraydaki nedimelerden biri.
83 çevirmen tarafından Türkçe’ye çevrildi. Galiba bu özelliği ile dünyada bir ilk; çünkü çeviri kitaplarda hep bir üslup birliği aranır. O nedenle de tek bir (zorunlu durumlarda belki iki üç) çevirmenin elinden çıkması tercih edilir. Bu kitap ise bölümler/epizotlar halinde olduğundan çok sayıda çevirmen arasında paylaşılması mümkün olan bir kitap.

***

Kalem önde, ben ardında

Yastıkname, Bir Nedimenin KalemindenBu kitabın özelliği bir tür yaratmış olması (zuihitsu). Yazar hemen her konuda yazmış. Kalemine hiç ket vurmadan. Yani bir tür günlük tutmuş. Şiirsel de bir dili var. O nedenle ilgiyle okunuyor. Kitabın sonuna eklenen bol resimli, geniş açıklamaların da katkısıyla bambaşka bir kültürü tanımak için birebir. Şunun şurasında Japonca’dan çevrilmiş kaç kitap okuyabiliyoruz ki Türkçe’de.

Kadınların yazdığı edebiyatta sık rastlanan ince ayrıntılar, büyük bir gözlem gücü ve kapsayıcılık bu kitabın en dikkat çekici yanları. Kadın yazarların kitaplarının en hoş olanlarından biri. Yazar hemen her konuda kalem oynatmış demiştik. İşte size kitaptaki “gıcık şeyler” kategorisinden bir alıntı:

“İyi bir sevgili şafak vakti de başka zamanlar olduğu kadar zarif davranır. Yüzünde bir hüzünle kendini yataktan dışarı zor sürükler. Hanımın yanına gelip geceleyin söylenmeden kalmış şeyleri fısıldar…
Gerçekten de insanın bir erkeğe olan muhabbeti büyük ölçüde ayrılışlarındaki zarafete bağlıdır.

Gruba yeni katılmış biri kendini ön plana çıkarıyor; yüzünde bilmiş bir ifadeyle kuralları koymaya ve herkese zorla akıl vermeye başlıyor-gıcıklığın dik âlâsı.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s