Lübnan Sediri

Posted On 25 / Temmuz / 2006

Filed under Güncel

Comments Dropped 5 responses

BEYRUT’TA ÖLÜM VAR

Acıyı dile getirmek, Lübnan’ı yazmak çok zor, çok acıtıcı.

Çünkü şimdi Beyrut, nereye baksan yok şehri
Lübnan dağlarında genç kız ihtiyarları
Sokaklarında kara kan izleri
Çünkü gün kara
Beyrut kan.

***

Neruda anlatıyor:

“Bebekleri öldürmek için / Göğün yücesinden geldiler, / Göğün: / Uçakları, Magriplileriyle. / Haydutlar; / Yüzükleri, kurumlu avratlarıyla, / Haydutlar; / Kara keşişleri, dualarıyla, / Haydutlar; / Ve, / Çocuk kanları, caddelerden, / Aktı tıpış tıpış, / Çocuksu-çocuksu…”

***

Görkemliydi, ulu mu ulu bir ağaçtı Lübnan sediri. Çevresine kol kanat germiş bir sedir. Çok dayanıklıydı gövdesi, kokusuyla coşturan. Çok dayandı. Nelere, şahit oldu bin yıllık ömründe… Beyrut’ta limana yanaşan beyaz gemilere. Sarıklı, fesli, kavuklu Osmanlılara. Mısır yolcusu tahta sandıklı prenseslere.

15 yıl süren bir iç savaşa en son. Kan ve ateş. Devrildi gitti füze mermileriyle tüm medeniyet işaretleriyle birlikte, sıcak bir Temmuz gününde. Gemi olup denizlerde ciğerini serinletmek üzere.

Lübnan sedirleri bir bir devriliyor. Dünya, insanlık es verilip susturulmuş. Birleş(me)miş Milletler yok…

Bu sedirler bunları da gördü.

***
munch_ciglik_scream
Bu sedirler ne savaşlar gördü,
2000 yıllık ömürlerinde.
Özenle hazır ettikleri iğneleri,
Nice sömürgecinin böğrünü deldi.

Halkalarına eklediler yılları,
Bir bir yitip giderken olumlular,
Bir dalı kopardınız, hadi kopardınız,
Gövdesine yetmez ki ömrünüz…

Siz gittiğinizde sedir ağaçları,
Daha bir yaklaşacaklar göklere!
Ve izin vermeyecekler bir daha
Lübnan’ımdan uçakların geçmesine!

~ Ulaş Başar Gezgin

**** 

Ağlama Ortadoğu

Kül, yeniden ateşiyle barışıyor

Amerika senin yüzünden

Titriyor dağları Ortadoğu’nun

Amerika senin yüzünden

Ağlama çocuk toprağa kulağını daya

Yeni değil bu, Küba, Vietnam, Irak

Ağlama, tarihi dinle ve güven

Gözyaşların kalkanın olsun, bırak

Gül yeniden dalıyla barışıyor

Amerika senin yüzünden

Ürperiyor ağacı özgürlüğümüzün

Amerika, yenileceksin, inan

Artık her yer Afganistan!

~ Ahmet ERHAN’ın seslenişiyle Orta Doğu da artık bir Afganistan!

***

~ Lübnan’lı bir kadının anlattıkları ve Beyrut’tan yakıcı/sıcak görüntüler var burada.

~ Barışa imza için burayı tıklayın lütfen.

Reklamlar

5 Responses to “Lübnan Sediri”

  1. Ayn

    müsade ederseniz bu yazinin okunmasi icin bloguma not gecmek istiyorum.Eger itiraziniz varsa hemen kaldiririm.
    Saygilarla.

  2. nicomedian

    Çok teşekkürler. Memnun olurum.

    Savaşsız günlerin bir gün geleceğine inanıyorum. Bu inanç olmasa çocuk yetiştirmek anlamsız olurdu zaten.

    Sevgi ve saygılarımla

  3. gaykedi

    Herif durduğu yerde sivil hedefe saldıracak… Sabah kalkıp işine gelmekten başka bir suçu olmayan sekreter kızcağızları öldürecek… Koca bulmak için çırpınan zavallı , Charlotte güme gidecek… Herif Tel Aviv belediye otobüsüne bomba koyacak, pazara giden Rebeka kucağında emzikli Mişon’la can verecek… Herif, “İsrail devleti yokolacaktır” diye çığlıklar atacak… Herif utanmadan ve sıkılmadan “Yahudi soykırımı olmamıştır, yalandır” diyecek… Ve karşi tarafin da eli armut toplayacak!
    Sivil hedeflere saldiracaksin ama kendin de askeri hedef göstermeyeceksin, sekiz çocuklu ailenin alt katina roketatarlari dizeceksin, sonra da bombayi yiyince “İsrail sivilleri hedef alıyor” diye ağlayacaksın… Atma Arap, din kardeşiyiz…
    2002 yılının nisan ayında, Suudi televizyonunda Şeyh Saad El-Buraik demişti ki, “Filistinli Müslüman kardeşlerim, Yahudiler’e acımayın, kanları, paraları ve karıları size helaldir”…Bütün Arap ülkeleri ve İran, İsrail devletinin varlığını ve yaşama hakkını tartışma konusu yapmaktan vazgeçmedikleri ve iyi niyetlerini de kanıtlamadıkları sürece bu savaş bitmez. İslam köktendincileri cihattan vazgeçip uslanmadıkları sürece de bu savaş bitmez. Yahudi köktendincileri Arap çocuklarına insan gözüyle bakmadıkları sürece de bitmez. (buraya kadar yazanlar Engin Ardic’in iki yazisindan alintidir)
    benim ekleyeceklerim,hic birsey göründügü gibi degildir,yakindan incelenirse renklerin siyah beyaz olmadigi grinin tonlari görülebilir,bu bana Sezen Aksun’ bir sarkisini hatirlatiyor, ”masum degiliz hicbirimiz” yarin öbiür gün bizde buna benzer sebeplerle kuzey iraka girebiliriz,lütfen olaylara objektif bakmaya ve akilci olmaya calisalim…….http://gaykedi.blogspot.com/

  4. nicomedian

    Size katılıyorum. İsrail devleti Nazi zulmünden insanlığın çıkardığı dersi çıkarmamış gibi görünüyor. Hepimiz Nazilerin yaptıklarına insanlık suçu gözüyle bakarken, bu zülme en çok uğrayanlar galiba sadece zulmün nasıl yapılacağını çok iyi öğrenmiş olarak çıktı. Sana biri acı çektirdiyse sen de bir başkasına acı çektir. Mevlana’nın dediği gibi
    “o sensin, ona karşı takındığın her tavır,
    kendi öz benliğinde açtığın bir yaradır.”
    İsrailli bireylerin kendi kendileriyle yüzleşmekten kaçınmamaları gerekiyor.

  5. ÇAVDAR'IN OBASI - ll

    NECATİ ÇAVDAR
    1 Eylül 2006

    Simgeler Bitmeden, Görev Başına..

    Lübnanı’ın simgesi, Sedir ağacı..
    Ve çok uzun ömürlü, dayanıklımı dayanıklı sedir ağacı, Lübnan’la sembolleşir.
    O yüzden
    Ulaş Başar Gezgin,
    “BEYRUT’TA ÖLÜM VAR” şiirini lübnan sediri üzerine kurmuş.Ve şöyle diyor.

    ”Görkemliydi, ulu mu ulu bir ağaçtı Lübnan sediri. Çevresine kol kanat germiş bir sedir. Çok dayanıklıydı gövdesi, kokusuyla coşturan. Çok dayandı. Nelere, şahit oldu bin yıllık ömründe… Beyrut’ta limana yanaşan beyaz gemilere. Sarıklı, fesli, kavuklu Osmanlılara. Mısır yolcusu tahta sandıklı prenseslere.
    15 yıl süren bir iç savaşa en son. Kan ve ateş. Devrildi gitti füze mermileriyle tüm medeniyet işaretleriyle birlikte, sıcak bir Temmuz gününde. Gemi olup denizlerde ciğerini serinletmek üzere.
    Lübnan sedirleri bir bir devriliyor. Dünya, insanlık es verilip susturulmuş. Birleş(me)miş Milletler yok…
    Bu sedirler bunları da gördü.

    ***
    Bu sedirler ne savaşlar gördü,
    2000 yıllık ömürlerinde.
    Özenle hazır ettikleri iğneleri,
    Nice sömürgecinin böğrünü deldi.

    Halkalarına eklediler yılları,
    Bir bir yitip giderken olumlular,
    Bir dalı kopardınız, hadi kopardınız,
    Gövdesine yetmez ki ömrünüz…

    Siz gittiğinizde sedir ağaçları,
    Daha bir yaklaşacaklar göklere!
    Ve izin vermeyecekler bir daha
    Lübnan’ımdan uçakların geçmesine!”

    Ancak, Lübnan’da artık sedir yok..
    Çünkü var olanı İsrail, çoktan bombaladı, ateşe verdi..
    Sedir ağacı Lübnanın bayrağında kaldı..
    Yani vatan’ın simgesi, bayrağında..
    Ama Anadolu’da var.
    Toroslar, Lübnan Sedir’inin dünyada yetiştiği belki tek alan.
    Geçenlerde yüreğimiz parçalanırcasına gördük, seyrettik..
    Ülkemdeki sedirde yanıyor..
    Kurtaran yok.Herkes seyirci.En önce koşması gerekenler, çelme takıyor konumda..
    Ülkenin çeşitli yerlerinde çayır cayır adeta ciğerlerimiz yarnıyor..
    Bu yangına yüreği dayanamayanlar var.
    Liberal izmirliler Gurubundan sirküle edilen “liberal-izmirliler.2245} ORMAN YANGINLARI / YASAR BUYUKANIT (Dogu’da Ormani yakan Bati’dakini sonduremez “ başlıklı bir yazı aldım.
    Yildirim Turker 28/08/2006 tarihli ve “Vatan yanar komutan bagirir” başlıklı yazısından bölümler şöyle:
    “Vatan, yaniyor. Turkiye’nin bundan kac yil sonra cöl olacağiı ustune korkunc fisiltilar geliyor uzak ellerden. Durumun vahametini anlayabilmek icin yanan alanin Turkiye yuzolcumunun elli de biri oldugu, henuz yanginlarin cogunun sondurulemedigi, kalan ormanlarin tutusmamasi icin hicbir onlem alinmadigi da hatirlanmasi gerekenler. Ormanlari korumayi bilmiyoruz. Sadece bilmesek, ogreniriz. Ormanlar da deniz gibi, hava gibi, insan gibi, umurumuzda degil. Biz, vatanimizi
    korumaya yetistirilmis, o vatani soyut bir ulku olarak kutsayan tuhaf bir milletiz.

    Komutan gorev basina..
    26 Agustos cumartesi gunu gazetelerde Genelkurmay Baskanligi ile ilgili iki onemli haber vardi. Birincisi soyleydi: “Genelkurmay Baskanligi, orman yanginlarini sondurmede kullanilan 4 adet C-130B ucaginin govde ve kanat baglanti bolgelerinde teknik arizalar tespit edildigini, bu arizalar giderilinceye kadar ‘tum C-130B ucuslarinin durduruldugunu’ bildirdi”. Genelkurmay Baskanligi, Hava Kuvvetleri Komutanligi’na ait ucaklarin orman yanginlarina mudahale etmemesiyle ilgili bir aciklama yapiyordu.
    Diger haberin de yangina bir yarari yoktu.Genelkurmay Baskanligi’ni Hilmi Ozkok’ten 30 Agustos’ta devralacak olan Org. Yasar Buyukanit, bir teslim toreninde son derece sert bir konusma yaparak farkini belli ediyordu. Isin tuyler urperten yani, coskulu konusmasinda kullandigi ates metaforuydu.
    “Canlarini bu guzel yurdumuz icin feda etmeye yemin etmis askerlerimize ve onlarin komutanlarina karsi inanilmaz igrenclikte saldirilar yapilmakta” dedikten sonra “Bu yasadisi, ahlakdisi, akildisi saldirilari yapanlar, yarattiklari igrenc bataklikta bogulacaklardir. Ruzgar kucuk atesleri sondurur, buyuk atesleri daha da buyutur. Benim ve silah arkadaslarimin kalplerinde ulus ve vatana hizmet yolunda, cok buyuk bir ates yanmaktadir.” Buyukanit, onumuzdeki donemde hakim olacak dilin mujdesini verirken hicbir yanlis anlamaya firsat tanimiyordu: “Hic kimse, hicbir grup, insan haklari, ozgurluk ve demokrasi gibi insanligin yuksek degerlerini teskil eden kavramlarin arkasina saklanarak ve bu ulkeye ve insanlarina zarar veremez. Bu yuksek degerleri, sahip olduklari bolucu ve irticai dusuncelere alet ederek ulkenin rejimi aleyhine kullanamazlar ve kullanamayacaklardir.”

    Guzel yurdumun her kosesi
    Daha bir bucuk ay once, elbette bu kadar gurultusu isitilmeyen bir orman yangini yurekleri dagliyordu. Sirnak’in Cudi Daglari’nda haftalarca suren orman yangini ustune bolgede gazetecilik yapan Kerem Celik’in bildirdikleri tuyler urperticiydi.
    Yanginla ilgili yetkililerin duyarsiz kaldigi gerekcesiyle Sirnak Barosu’na bagli 16 avukat suc duyurusunda bulunmustu. Gazeteci Celik ilk yanginin Ikizce Komando
    Taburu’nun eliyle ciktigini belirtmisti bianet’e. Ona kalirsa ilk olarak karakolun cevresindeki bir alan guvenlik acisindan yakilmis, lakin yayilmasi
    engellenememisti.Bolge sakinlerinin iddialari da yanginin sondurulmesi talebinin dahi asker
    tarafindan engellendigi yolundaydi. Guvenlik gerekcesiyle Silopi Belediyesi’nin
    yangin sondurme calismasina da izin verilmemisti.Operasyonlari yurutmeyi zorlastirdigi icin agaclarin kesilmesi, ormanlarin yakilmasi, yanmasina goz yumulmasi, yeni isittigimiz mucadele yontemlerinden degil.Bu ayin ilk gunlerinde Bingol’de Doganli, Dedebag ve Camliyurt koyleri arasinda
    kalan ormanlik alanin buyuk bolumu yanmis, yine gunlerce suren yangina, Valilikten Orman İsletme Sefligi’ne kadar butun yetkililere defalarca
    basvurulmus olmasina karsin ne bir cevap alinmis ne de yangina bir mudahalede bulunulmustu. Soz konusu ormanlarin guvenlik gerekcesiyle devlet tarafindan yakildigi kuskusu karsisinda kimsenin bir aciklamada bulunma zahmetine girmedigini biliyoruz. Vatani korumanin tanimini, uniformali ya da sivil, hepimiz yeniden yapmak
    zorundayiz. Vatan, uzerinde kimsesiz bir bayrak dalgalanan çöl müdür?
    Guzel yurdunu korumaya yemin eden, ormanlarini korumaya butun gucunu seferber etmez mi?”
    Ve bu yazı üzerine işin erbabı, üstadı mührü basmış:
    “Dogu’da Ormani yakan Bati’dakini sonduremez
    / Z. K.)”

    Bize de “Vatan’a sahip çıkmak, ağaç dikmek ve yangın söndürmekle eş anlamlıdır “ demek kalıyor..
    Amah ha dikkat.
    Ormanlarımızın kaderi Lübnan gibi olmasın..
    Ormanlar eski haritalarda görülmesin.
    Ve ülkemin kaderi Lübnan olmasın..

    http://www.haberbir.com
    http://www.necaticavdar.blogspot.com
    http://www.sairinyeri.blogspot.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s