Haydarpaşa haraç mezat

Posted On 26 / Eylül / 2006

Filed under Tarih ve Arkeoloji, İstanbul

Comments Dropped 8 responses

haydarpasa3.jpgBizim büyüklerimiz sık sık gittikleri Avrupa şehirlerinden galiba tersine ilham alıyorlar. Avrupa şehirlerinin en büyük özelliği tarihi dokunun, en küçük bir taş parçasına kadar korunmuş olmasıdır. Bizimkiler bunlara bakıp bakıp hangi tarihsel dokuyu mahvetsek diye düşünüyor olmalılar. Ya ABD diyeceksiniz? İşte bakın o olur! Tarihi olmayan Amerika’yı örnek almayı tercih ediyor etkili ve yetkililerimiz. İstanbul’da her yeri Manhattan’a çevirmeye çalışıyorlar. 50 yıldır proje Küçük Amerika olmak değil mi? Sözü iki yıl önce çıkarılan yasa ile başlatılan Haydarpaşa projesine getirmeye çalışıyorum.
Tarihi garımıza, anılarımıza, hayallerimize, çevresindeki tüm yapılara, limana, hastaneye, Selimiye kışlasına ve Haydarpaşa lisesine, topuna birden kibrit suyu… Buraya 70 katlı binalar dikeceklermiş. Tarihi dokunun ortasına yani. Dolmabahçe Sarayı’nın üst bahçesine beş yıldızlı oteller dikilmesi yetmemiş gibi!
Kınalıada’dan taşınanlarla doldurulan alanda kurulduğu söylenir Haydarpaşa’nın. Sanıldığı gibi Kınalıada’nın bir parçası değil hayallerimizin üstünde duran Haydarpaşa gitti gidiyor. Nazım’ın Memleketimden İnsan Manzaraları başlıklı uzun şiiri orada, merdivenlerde başlar:

“Haydarpaşa Garı’nda
1941 baharında
Saat onbeş.
Merdivenlerin üstünde güneş
Yorgunluk
Ve telaş

Denizde balık kokusuyla
Döşemelerde tahtakurularıyla gelir
Haydarpaşa garında bahar.

Sepetler ve heybeler
Merdivenlerden inip
Merdivenleri çıkıp
Merdivenlerde duruyorlar”

***
Askerler oradan yola çıkar. İstanbul’a ekmeğini aramaya, iş tutmaya, Anadolu’dan yüksek öğrenim yapmaya gelenler denizi ilk orada görürler.
Eskiden deniz kıyısında, yan tarafta salaş kahvehaneler vardı. Bir kuşak Kadıköylü oranın sakinliğinde gençliğini yaşadı. Artık burada denizi havası almak, oturup bir sıcak çay eşliğinde Sarayburnu’na bakmak yok. Anadolu yakasının silueti yok…
İşte o Haydarpaşa şimdi haraç mezat satılıyor. Kuşlarıyla, tarihi lokantasıyla, yoğun kolonya kokulu berber salonuyla, üst katlardaki lojmanlarıyla, yolcuların kanepeler üzerine kıvrılıp uyudukları salonlarıyla… Çoğu Yeşilçam filminde elinde tahta bavuluyla kahramanımızın oturduğu geniş mermer merdivenleriyle. Deniz kıyısına sıra sıra (yedi tepe için yedi adet!) gökdelen yakıştıran ‘kiç’ mantığını kimlere havale etsek? Unuttukları bir şey var oysa: Geçmişine kurşun atan, aslında geleceğini bombalar.

Anılarına ve tarihine sahip çıkmak isteyenler. Bir ses verin; o da olmazsa bir imza verin. İmza kampanyası devam ediyor. Proje sahiplerini ise çok beğenrdikleri yedi yıldızlı Dubai oteline yerleşmeye ve İstanbul’u rahat bırakmaya davet ediyorum.

Reklamlar

8 Responses to “Haydarpaşa haraç mezat”

  1. Ayn

    Ben burada Pergoman müzesinde yarisi Türkiye de yarisi buradaki eserlere aglarken.Biz ne yapiyoruz elimizdekileri yok etmek icin calisiyoruz.Hic unutmam Kiracilarin Cöplerini döktügü bir alan vardi.Oraya giden yolun basinda eskimis 5 adet merdiven zamanla yipranmis tehlike teskil ediyorlardi.
    Tamiri icin bizim firma olarak müracaat ettik.O zamanin parasi ile 20 bin mark tutmustu.Cünkü merdivenin tuglalari el yapimi bir asir eski tuglalardi.Koruma altinda
    Almanya’da ufak bir firma bu tuglalari halen el yapimi o zaman yapilis tarzinda insa ediyordu.Siparis üzerine hazirliyip teslim ettiler.Tamir islemi bittikten sonra sehir arsivine yapilis ve detaylari kayda alindi.Alt tarafi bir sitede cöplerini dökücekleri yolun üzerinde ki 5 adet merdiven.
    Saygilarla.

  2. nihat

    Bunlar zelzeleden de beter. Sadece tarihi eserlerimizi yıkmıyorlar, yüreklerimizi de yıkıp gidiyorlar. Yazık benim güzel memleketime.
    Bu facia için ne yapabilirim?

  3. metin-thePoor

    Vandalizm diyorum, başka şey demiyorum.

  4. Şebnem

    Valla bunlar amerikadan bile beter. Onlar bile ellerindeki eski ne varsa ona sahip çıkmaya çalışıyorlar. Bir tarih yaratmaya uğraşıyorlar gördüğüm kadarıyla. Memleket satılığa çıktı hem de indirimli olarak biz de seyrediyoruz her zamanki gibi sinir olmamak elde değil.

  5. nicomedian

    This post has been removed by the author.

  6. nicomedian

    Şu anki durum:
    Anıtlar Kurulu’nun Nisan ayında aldığı bir kararla burası Sit alanı ilan edilmiş. Ancak bu karar bir türlü yayımlanamıyor. Çünkü yayımlanıp yürürlüğe girdiğinde biliyorlar ki inşaat işi zora girecek.
    Toplanan imzalarla bu kararın yayımlanması talep ediliyordu. İstanbul milletvekillerinin bu konuda TBMM’de bir soru önergesi vermesi bekleniyor şimdi.

  7. nicomedian

    This post has been removed by the author.

  8. nicomedian

    Sevgili Şebnem,
    haklısın ama Amerikalılar olmayan geçmişlerinden bir tarih yaratmaya çalışıyorlar. Bizimkiler ise Osmanlısı ile Bizansı vb. ile devasa bir geçmişin izlerini yok ediyor bu topraklardan.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s