Yine solaklık üzerine

Posted On 17 / Mayıs / 2007

Filed under Kişisel

Comments Dropped 2 responses

Bazen farklı düşünme biçimlerinin insanlar arasındaki görüş ayrılıklarının asli sebeplerinden biri olduğunu düşünüyorum. Çünkü farklı düşünme biçimi bakış açısı farklılığına yol açıyor. Belki çok fazla tümevarım gibi duracak ama bunun bir kademe üstüne sıçrarsak, Doğu dünyası ile Batı dünyası arasında da bu tür bir yaklaşım ve düşünme biçimi farkı olduğunu sanıyorum hatta gözlüyorum ben. 

 

Doğu-Batı ile sağ-sol ilişkisi

 

Bir genelleme yapacak olursak Doğu felsefedir, Batı bilim. Doğu ülkeleri yani Asya toplumları felsefi bilgiye değer verir. Doğu tıbbı bile bilimsel (scientific) değil, felsefidir.

Batı ise bugünkü düzeyini bilimsel gelişmelere borçludur. Bilimsel çıkarsamaları önemser.

Beynin sol yarımküresi batıdır, yani bilimi önceler. Kabaca söylersek ayrıntılarla düşünür, yani tümdengelim yöntemine yatkındır.

Sağ yarımküre ise doğudur; yani felsefi düşünüşü, genellemeleri önemser: Doğu ezoterizmi, İslam tasavvufu gibi…

Sol, mantık, analitik düşünce ve ayrıntılara odaklanır. Buna karşılık tüm resmi anlamada güçlük çeker.

Sağ bütünü gören yaratıcı taraftır. Yap bozun parçalarını bir araya getiren sağ beynimizdir.

Tabii burada unutulmaması gereken nokta şu ki her insanda her iki beyin yarıküresi de işlev görüyor. Ancak kişiler arası farklar bağlamında, bazı insanlarda sol bazılarında ise sağ yarı küre daha baskın, daha etkili oluyor.

Bakıyorum da her işimiz tamam gibi gereksiz konularda ve gereksiz zamanlarda kavga etmekten hiç çekinmiyoruz. Bana öyle geliyor ki kopan gürültülerin çoğu da bakış açısı farklılıkları yüzünden. Filin tanımı gibi herkes konunun farklı bir ucundan tutup kendi tuttuğunun tek  gerçek olduğunu iddia ediyor. Sağcılığı, solculuğu, milliyetçiliği, vatanseverliği, Atatürkçülüğü, liberalizmi, İslami solu, Orhan Pamuk’u hep böyle değerlendiriyoruz. Peki tüm resmi gören tarafa mı inanacağız. Yani solaksa bir insan daha mı iyi görüyor demektir? Hayır; ayrıntılar da önemlidir. Ayrıntıları, yap-bozun parçalarını kendi içinde incelemek de gereklidir. Orhan Pamuk’un hem edebiyatını hem politikasını bir arada değerlendirmek kadar edebiyatını politikadan bağımsız edebiyat olarak da değerlendirmek zorundayız. Bakış açısı farklılıkları yüzünden kavga etmeden önce bu tür biyolojik nedenleri de göz önünde bulundurarak karşımızdakine bir şans tanısak daha kavgasız gürültüsüz yaşamak mümkün olabilir belki.  

 

 

Reklamlar

2 Responses to “Yine solaklık üzerine”

  1. Elif

    Bu konuyla ilgili degil yazacaklarim. Her ne kadar ilgiyle okumussam da!

    Bible Belt demistik ya, iste bir haber:

    GALVESTON, Texas (AP) — A woman blames the devil, and not her husband, for severely burning their infant daughter in a microwave, a Texas television station reported.

    Eva Marie Mauldin said Satan compelled her 19-year-old husband, Joshua Royce Mauldin, to microwave their daughter May 10 because the devil disapproved of Joshua’s efforts to become a preacher.

    “Satan saw my husband as a threat,” Eva Mauldin told Houston television station KHOU-TV.

    A grand jury indicted Joshua Mauldin last week on child injury charges after hearing evidence that he placed the two-month-old in a motel microwave for 10 to 20 seconds. (Watch cops react to burned baby Video)

    The infant, Ana Marie, remains hospitalized. She suffered burns on the left side of her face and to her left hand, police said.

    Police said Joshua Mauldin told them he put Ana Marie in the microwave because he was under stress. Eva Maudlin denied it.

    “He would never do anything to hurt her. He loves her,” she said.

    She is hoping to be reunited with her daughter, but Child Protective Services is working to have the parental rights severed.

  2. nicomedian

    Elif,
    Bu biraz etki-tepki meselesi gibi geliyor bana. Korku kültürünün çocukları bunlar. Öğrenilmiş -yani çocuklukta deneyimlenmiş- bir öfke var sanki. Cahillikten kaynaklanan bir korku var. Korku öfkeyi öfke nefreti doğuruyor. Haşin ana babaların baskıyla susturulan çocukları ergenlik çağından başlayarak ya katil oluyorlar ya deliriyorlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s